Gündem

Çukurova Buğday Hasadında Fiyat Belirsizliği: Üretici ve Tüketici Zor Durumda

Adana Milletvekili Ayhan Barut, Çukurova'daki buğday hasadında fiyat belirsizliğini ve üreticilerin yaşadığı zorlukları vurguladı. Buğday fiyatının acilen açıklanması gerektiğini belirten Barut, çiftçilerin zor durumda olduğunu ve ithalat politikalarının tarımı olumsuz etkilediğini söyledi.

Çukurova bölgesi, Türkiye’nin en erken buğday hasadını gerçekleştiren önemli tarım bölgelerinden biridir. Adana Milletvekili Ayhan Barut, buğday hasadının hızla sürdüğü bu günlerde, henüz buğday fiyatlarının açıklanmamış olmasının üreticileri zor durumda bıraktığını belirtti.

Zirai ilaçtan gübreye kadar her şeyin fiyatının yüzde 100’ün üzerinde arttığı bu dönemde, geçen yıl Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından açıklanan buğday fiyatı 8,25 TL olarak belirlenmişti. Ancak, hasadın bitmek üzere olduğu bu günlerde hala yeni bir fiyat açıklanmış değil.

Çiftçiler Tüccarlara Mahkum Ediliyor

Barut, üreticilerin emeklerinin karşılığını alabilmeleri için buğday fiyatının amasız, fakatsız ve lakinsiz 15 TL olması gerektiğini vurguladı. Buna karşın, serbest piyasada tüccarların 1 kilogram buğdayı 9 TL’ye sattığını ifade etti. Barut, “Elimde gördüğünüz bir ekmek 10 TL ama üretici buğdayını 9 TL’ye satıyor,” diyerek üretici ve tüketicinin zor durumda olduğunu belirtti.

İthalat Politikaları ve Tarım Desteği Eleştirisi

AKP hükümetinin tarımı ve üreticileri desteklemek yerine ithalata yöneldiğini söyleyen Barut, tarıma verilen desteklerin yetersiz olduğunu belirtti. 2006 yılında çıkarılan Tarım Kanunu’na göre, tarıma verilmesi gereken desteğin gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’inden az olamayacağını hatırlattı. 2023 yılı için verilmesi gereken destek tutarının 412 milyar TL olması gerektiğini, ancak hükümetin sadece 91,5 milyar TL destek verdiğini ifade etti.

Çiftçilerin Artan Borç Yükü

Barut, çiftçilerin bankalara ve tarım kredilerine olan borçlarının 850 milyar TL’ye ulaştığını belirterek, 2002 yılında bu rakamın sadece 2,5 milyar TL olduğunu söyledi. Borç yükü katlanarak artan çiftçilerin şu anda çıkmazda olduğunu vurguladı. Barut, “Tarımı hor görenler yarını zor görür. Üretmeyen toplumlar bağımlı hale gelir ve gıda egemenliği de tehlikeye girer,” diyerek konuşmasını sonlandırdı.


Adana Milletvekili Ayhan Barut’un bu açıklamaları, tarım sektöründe yaşanan sorunları ve çiftçilerin içinde bulunduğu zorlu durumu gözler önüne seriyor. Buğday fiyatlarının acilen açıklanması ve üreticilere daha fazla destek verilmesi gerektiği açıkça ortada. İthalat politikalarının yerine yerli üretimin teşvik edilmesi, hem üreticilerin hem de tüketicilerin lehine olacaktır.

Ülkemizin en erken buğday hasatını yetiştiren Çukurova bölgemizde şu anda buğday hasadı son hızıyla sürüyor. Binbir emekle, büyük zahmetlerle elde edilen bu buğdayın fiyatı henüz daha açıklanmadı. Zirai ilaçtan tohuma, gübreye her şey yüzde 100’ün üzerinde pahalanırken geçen yıl ofis tarafından açıklanan buğdayın fiyatı 8,25 liraydı, şu ana kadar hasat bitmek üzere, buğdayla ilgili bir fiyat yok; ofisin de herhangi bir alım garantisi henüz daha belirlenmedi, çiftçimiz âdeta şu anda tüccara mahkûm ediliyor ve yine buradan söylüyorum: 1 kilogram buğdayın amasız fakatsız lakinsiz 15 lira olması gerekirken maalesef serbest piyasada, tüccarda 1 kilogram buğday 9 liraya satılıyor.
Şu yine elimde gördüğünüz bir ekmek 10 lira ama üretici buğdayını 9 liraya satıyor. Hem üreticiyi hem tüketiciyi kısaca vatandaşı sizin iktidarınız kuru ekmeğe muhtaç etmiş durumda değerli arkadaşlar. Bu nedenle bu fiyatı da derhâl açıklamanız gerekiyor. AKP iktidarı tarımı ve üreticilerimizi destekleyip güçlendirmek yerine maalesef ithalat sevdalısı oldular, ithalata devam ediyorlar, maalesef tarımı, çiftçiyi desteklemiyorlar.
Bu yıl normalde desteklenmesi gereken, verilmesi gereken rakam 91,5 milyar lira. Neden bu? 2006 yılında çıkarılan bir Tarım Kanunu var, Tarım Kanunu’na göre yüzde 1’den aşağı olamaz. Bunun tutar rakamı 412 milyar lirayken iktidarınız şu anda 91,5 milyar destekleme vererek suç işlemeye bile isteye devam ediyor değerli arkadaşlar. Bu nedenle bu desteklemeler hem yetersiz hem de anlamsız bir hâlde ve hiçbir zaman da zamanında ödenmemiş.
Türkiye’de çiftçilerin bankalara, tarım kredilerine borcu 850 milyar lirayı bulmuş; 2002’de işbaşına geldiğinizde 2,5 milyar liraydı. Özetle, borcu katbekat artan çiftçi şu anda çıkmaz içerisinde. Şunu söylemek istiyorum, son sözlerim: Tarımı hor görenler yarını zor görür. Üretmeyen toplumlar bağımlı hâle gelir ve gıda egemenliği de tehlikeye girer diyorum, sizleri saygıyla selamlıyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu