Gündem

Enflasyonla Mücadelede Yanlış Yöntemler: İktidarın Fahiş Fiyat ve Stokçuluk Yasası Eleştiriliyor

Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin, Sanayi ve Teknoloji Komisyonu'na sunulan yasa teklifini sert bir dille eleştirerek, iktidarın enflasyonla mücadelede yanlış yöntemler kullandığını ve bu yöntemlerin kalıcı çözümler sunmadığını belirtti.

Hakkâri Milletvekili Öznur Bartin, Sanayi ve Teknoloji Komisyonu’na sunulan yeni yasa teklifine dair sert eleştirilerde bulundu. Özellikle fahiş fiyat ve stokçuluğa getirilecek cezalara ilişkin 20’nci madde, Bartin’in konuşmasında öne çıkan konulardan biri oldu. Bartin, bu düzenlemenin iktidarın halkı manipüle etmeye devam ettiğinin bir göstergesi olduğunu belirtti.

Yanlış Ekonomik Politikaların Sonuçları

Bartin, enflasyonun artışının temel nedeninin iktidarın yanlış ekonomik politikaları olduğunu vurguladı. İktidarın, esnaf ve küçük üreticiyi suçlayarak enflasyonu kontrol altına almaya çalışmasının sorunu çözmeyeceğini dile getiren Bartin, bu yaklaşımın halkı yanıltmaya yönelik bir çaba olduğunu söyledi. Küçük esnafı cezalandırmanın döviz kurunu düşürmeyeceğini ve üretimin ithalata bağımlılığını sona erdirmeyeceğini belirtti.

Enflasyonla Mücadelede Gerçekçi Adımlar

Bartin, enflasyonla mücadelede fahiş fiyat artışlarına ceza verilmesine karşı olmadığını, ancak iktidarın bunu bir enflasyonla mücadele programı gibi sunmasına karşı çıktığını ifade etti. İktidarın, yanlış yöntemlerle yanlışta ısrar ettiğini ve muhalefetin sesine kulak tıkadığını dile getirdi. Türkiye’deki yüksek enflasyonun nedeninin fahiş fiyatlar değil, iktidarın sermayenin gölgesinden çıkamayan politikaları olduğunu savundu.

Toplumsal Ahlak ve Adalet

Bartin, yurttaşların hakkı olan kaynakların heba edilmemesi ve halkın yararına kullanılması gerektiğini belirtti. Üretim esas alınmalı, kaynaklar adil ve eşit bir şekilde dağıtılmalıdır. Hukukun herkes için işletilmesi ve yasaların herkese eşit uygulanması gerektiğini vurgulayan Bartin, toplumsal ahlak ve barışı korumanın enflasyonla mücadelede önemli olduğunu söyledi.

Kalıcı Çözümler İçin Doğru Adımlar

Yasa teklifindeki cezai yaptırımların sorumluluğu üstünden atma çabası olduğunu belirten Bartin, bu tür düzenlemelerin kalıcı çözümler sunmadığını ifade etti. İktidarın şatafat ve lüksü itibar olarak gördüğünü, üreticiyi hedefe koyduğunu ve sadece kendisinden olanı koruduğunu söyleyen Bartin, bu anlayışın tasarruf ve ahlak dışı uygulamalarla mücadele konusunda toplumu ikna edemeyeceğini söyledi.

”Bu kanun teklifine dair birtakım eleştiri ve önerilerimizi komisyon sürecinde de dile getirdik, burada da bir kez daha vurgulayacağız. Sanayi ve Teknoloji Komisyonuna getirilen ilgili yasa teklifinin en çarpıcı düzenlemesi, fahiş fiyat ve stokçuluğa getirilecek cezalara ilişkin 20’nci maddede yer alan düzenlemedir. Teklife bakınca iktidarın halkı manipüle etmeye devam ettiğini bir kez daha görüyoruz.

Enflasyonun bu denli can yakıcı olmasının ve kalıcı hâle gelmesinin sebebi sanki iktidarın kendi yanlış tercihleri ve yanlış ekonomik politikaları değilmiş gibi, enflasyona esnaf ve küçük üretici sebep oluyormuş gibi cezai yaptırımları arttırarak sorunu çözeceklerini iddia etmektedirler. İktidar, bu durumla sorumluluktan kaçıp üreticiyi tek sorumlu gösterme, günah keçisi yapma çabasına girmiştir ancak iyi biliyoruz ki iktidarın ilgili kanun değişiklik gerekçesinde belirttiği üzere, fahiş fiyat artışlarına gittikleri ve stokçuluk yaptıkları için esnaf, satıcı ve üretici cezalandırılınca enflasyon sorunu çözülmeyecektir.

Küçük esnaf cezalandırılınca ne döviz kuru düşecek ne de üretimin ithalata bağımlılığı sona erdirilecektir. Bir kez daha vurgulamakta fayda görüyoruz; asıl sorun esnafın zammı veya stokçuluk değil, uyguladığınız yanlış ekonomik, politik tercihlerinizdir. Enflasyondaki artışı fiyat artışı için fırsata çevirenlere ceza verilmesine elbette karşı değiliz. Karşı olduğumuz durum iktidarın bunu bir enflasyonla mücadele programı gibi sunmasıdır; iktidarın sorumluluktan kaçması, yanlış yöntemlerle yanlışta ısrarcı olması ve muhalefetin, halkın sesine kulak tıkamasıdır.

Evet, Türkiye’de yüksek enflasyonun sebebi fahiş fiyatlar değil; sermayenin gölgesinden çıkamayan, iş birlikçi şirketlerin vergi borçlarını silen, ülkeyi dünyanın en büyük gelir eşitsizliklerine sahip ülkelerden biri hâline getiren bu iktidardır. Yurttaşların hakkı olan tüm kaynaklar heba edilmemeli, birilerine peşkeş çekilmemeli, ancak ve ancak halkın yararına kullanılmalıdır. Üretim esas alınmalı, kaynaklar adil, eşit dağıtılmalıdır.

Hukuk herkes için işletilmeli; yasalar, kanunlar herkese eşit uygulanmalıdır. Yoksulluğun, işsizliğin, ekonomik krizin, enflasyonun bu denli derinleştiği bu dönemde fırsatçılık, stokçuluk gibi ahlak dışı durumlarla baş etmenin yöntemi; toplumsal ahlakı ve barışı korumaya, geliştirmeye, kalıcı hâle getirmeye dönük adımların atılmasıyla mümkündür.

Evet, yapılacak kanuni ve yasal düzenlemeler, toplumsal ahlak zeminini de oluşturulduğu ölçüde çözümü güçlendirir, kalıcı hâle getirir. Bu nedenle, bu kanun teklifinde olduğu gibi, esnafa, üreticiye kimi cezai yaptırımlar getirmekle, kimi oyun ve mânipülasyonlarla sorumluluğu üstünden atma çabası ahlaki olmadığı gibi kalıcı bir çözüm de değildir; ancak ve ancak iktidarın süregelen aldatmacalarının bir diğer örneğidir.

Şatafat ve lüksü itibar olarak gören, üreticiyi hedefe koyan ve sadece kendisinden olanı koruyan bir anlayış tasarruftan söz edemeyeceği gibi stokçuluk, fırsatçılık gibi ahlak dışı uygulamalarla mücadele konusunda da toplumu ikna edemez.” dedi. 

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu