Gündem

Filistin’deki İnsanlık Krizi: Sema Silkin Ün’den Çağrılar ve Uluslararası Toplumun Rolü

Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün'ün Filistin'de süregelen insanlık dramına dikkat çektiği ve uluslararası toplumu harekete geçmeye çağırdığı açıklamaları derinlemesine inceliyoruz. Filistin'de yaşananlar ve global tepkiler üzerine kapsamlı bir analiz.

Filistin, yüzyıllardır süregelen çatışmaların gölgesinde, son yıllarda yaşanan insanlık dramıyla dünya gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, bu konuda yaptığı son açıklamalarla hem Türkiye’nin hem de dünya genelindeki tepkileri ele aldı.

Filistin’de Artan İnsani Kriz

Filistin’de yaşanan insanlık dramı, dünya genelindeki medya kuruluşlarının canlı yayınlarıyla gözler önüne seriliyor. İşgal altındaki topraklarda yaşanan toplu mezarlar, salgın hastalıklar, açlıklar ve sürgünler, insanlığın sınırlarını zorlayan bir tablo çiziyor. Son iki yüz on sekiz gün içinde ölü sayısı 35 bine, yaralı sayısı ise 80 bine ulaştı. Sema Silkin Ün bu duruma işaret ederek, “Artık Filistin’de hiçbir yer güvende değil,” diyor ve dünya liderlerini, özellikle de İsrail ve onu destekleyen güçleri sorumlu tutuyor.

Global Tepkiler ve Direniş Çağrıları

Ün, Filistin halkının direnişine de dikkat çekiyor. Hamas başta olmak üzere çeşitli direniş örgütleri, uluslararası toplumun gözü önünde bir özgürlük mücadelesi veriyor. Ancak bu mücadele, sadece Filistin halkı tarafından değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki aktivistler tarafından da destekleniyor. Ün, “ABD’de, Avrupa’da üniversitelerde ve meydanlarda insanlar, Filistin’in özgürlüğü için seslerini yükseltiyor,” diyerek bu küresel vicdan hareketinin önemini vurguluyor.

Türkiye ve Uluslararası Toplumun Rolü

Ün, Türkiye’nin de bu konuda daha aktif rol alması gerektiğini belirtiyor. Özellikle İHH İnsani Yardım Vakfı aracılığıyla organize edilen Özgürlük Filosu’nun Gazze’ye ulaşma çabalarının engellenmesi, uluslararası toplumun çifte standartlarına işaret ediyor. Ün, “Özgürlük Filosu’na bayrak ülkesi olacak ülkeler arasında Türkiye neden yok?” diye soruyor ve bu durumun çözümü için meclis üyelerini harekete geçmeye çağırıyor.

Eurovision ve Kültürel Direniş

Sema Silkin Ün, kültürel platformların da Filistin direnişine katkı sağlayabileceğini belirtiyor. Eurovision Şarkı Yarışması’nda İsveçli şarkıcı Eric Saade’nin Filistin bayrağı renklerinde kefiye ile sahneye çıkmasının yarattığı etkiyi örnek göstererek, her alanda Filistin’e destek olmanın önemini vurguluyor.

Konuya ilişkin Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün şu açıklamalarda bulundu;

Filistin kan ağlıyor, hem de dünyanın gözü önünde, canlı yayınlar eşliğinde. Bir asırlık işgal operasyonuna toplu mezarlar, salgın hastalıklar, açlıklar, sürgünler, hastane katliamları, bilumum insanlık ve savaş suçları eklendi. İki yüz on sekiz gündeki toplam can kaybı 35 bine dayandı, yaralı sayısı ise tam 80 bine. Artık Filistin’de hiçbir yer güvende de değil, şimdi sıra Refah’a geldi; ki o Refah Mısır sınırındaki 55 kilometrekarelik bir toprak parçası olarak Gazze katliamları başladığında sözde güvenli bölge ilan edilmişti.

Bugünlerde 1,5 milyona yakın yerinden edilmiş Filistinli burada ve İsrail savaş uçakları tarafından vuruluyor. Dünya acziyet içerisinde olan biteni izlerken küresel güçler silah satışlarını sürdürürken soykırım rejimi de BM kararlarına rağmen yardım girişlerini kısıtladı. Şu anda ihtiyaç duyulan haftalık gıda yardımının yalnızca yüzde 10’u bölgeye girebiliyor. Egemen ulus devletler, bölge ülkeleri, Körfez krallıkları İsrail’in körüklediği yangının geçtik insanlığı, bölge açısından da vahametini bildikleri hâlde acziyetlerini sürdürüyorlar. Peki, madalyonun diğer tarafında ne var? Elbette direniş var, direnen Filistin halkı var, o halkın vicdanından çıkmış başta Hamas olmak üzere direniş örgütleri var. Sadece onlar mı?

Soykırım süreci başladığından bu yana meydanlarda, şimdilerde de üniversitelerde ayakta olan insanlar var; direniyorlar, ateşkes için direniyorlar, silah satışlarını engellemek için direniyorlar, ticaretin kesilmesi için direniyorlar. Katil bir rejimin artık elinin kesilmesi, işgalin sona ermesi, Filistin’in özgürlüğe kavuşması için direniyorlar. İşte soykırımın başladığından bu yana Türkiye’nin dört bir yanında eylemler düzenleyen sivil toplum örgütleri, onlar olmasaydı aylardır ticaretin tümden kesilmesi adına yapılan protestolar göz ardı edilmeye devam edilecekti.

İşte ABD üniversitelerinde sistemi sarsmaya devam eden protestolar, Amerika’nın en saygın üniversitelerinden küresel vicdanın sesini yükselten, şimdilerde de Londra’dan, Paris’ten, Avrupa’nın pek çok üniversitesinden yükselen sesler; onlar olmasaydı ABD İsrail’e silah sevkiyatını durdurduğunu açıklamak zorunda kalmayacaktı. O yüzden vakit Filistin’in acziyetini değil, neler yapılması gerektiğini konuşma vaktidir, küresel vicdanın onurlu direnişinin getirilerini konuşma vaktidir. Bu Meclis çatısı altında neler yapmamız gerektiğini konuşalım.

Bugüne dek gücümüz olduğu hâlde yapamadıklarımızı, yapmadıklarımızı konuşalım. Filistin’e denizden açılması gereken yolların, kalkmasını beklediğimiz gemilerin neden engellendiğini konuşalım. Tarihin en acı katliamlarından biri yaşanırken, parlamenterler olarak burada böylece dururken nasıl hissettiğimizi konuşalım? Meclis İnsan Hakları Komisyonuna Gazze’ye gitmesi için çağrıda bulunduk. 20 Kasımda gidebileceği söylendi ancak yola çıkan olmadı. Biz 3 Kasımda grubumuzdan 4 arkadaş Mısır’a gittik, günlerce çeşitli yollar denedik, Gazze’ye geçişe muvaffak olamadık.

Döndükten sonra da Gazze’ye ulaşabilmek, dünyadan yükselen seslere ses katabilmek için yeni yollar aradım. Türkiye organizasyonuna İHH İnsani Yardım Vakfının yaptığı, dörtte 3’ünü 45 Avrupa ve Amerika ülkesinden vatandaşların ve parlamenterlerin oluşturduğu Özgürlük Filosu’na yolcu olarak katılmak üzere resmî başvurumu yaptım. Bundan iki hafta önce tüm hazırlıklarımız tamamlandı, yarın hareket ediyoruz derken hareketinden bir gün önce Akdeniz ve Anadolu gemilerimizin bayrak ülkesi Gine bayrağını geri çektiği için yola çıkamadı. Oysa ateşkes çağrısı için yola çıkacak bu insani yardım gemileri hakkında İsrailli tümgeneral İsrail Ordu radyosunda “Bu hafta yeni bir meydan okumayla karşı karşıyayız.

Dünya çapında yüzlerce ülke vatandaşının katıldığı Özgürlük Filosu yola çıkıyor. Netanyahu bu gemilerin hareket etmesi durumunda Refah operasyonunu iptal edebileceğini biliyor. Bu aktivistlerin İsrail kıyılarına gelmesi kâbusuna hazırlıklı mıdır bilmiyorum, İsrail bundan daha kötü ne durumda olabilir?” diye demeç vermişti. Şimdi, Özgürlük Filosu koalisyonu yardım gemileri için dünyanın dört bir tarafından yeni bayrak ülkesi arıyor, o bayrak ülkesi neden Türkiye olmuyor diye soracağım ama cevap alamayacağımı biliyorum.

Filistin bayrağını yasaklamasıyla tepki toplayan Eurovision şarkı yarışmasında sahneye Filistin mücadelesinin sembolü kefiyeyle çıkan ev sahibi İsveç’in şarkıcısı Eric Saade’nin yaptığı etki kadar bir sorumluluğu üstlenip üstlenmediğimizi soralım kendimize. Gün çekişme ve kör siyasetin günü değildir, küresel vicdanla buluşma, direnişe katkı yapma günüdür, gün ateşkes mücadelesinin gemilerine yol açma günüdür, gün büyüklerimizin bir bildiği vardır sorumsuzluğundan çıkma günüdür çünkü bazen büyüklerimizin bildiği hiçbir şey yoktur.

Sonuç ve Çağrı

Milletvekili Ün, konuşmasını, global vicdanın ve onurlu direnişin önemine dikkat çekerek sonlandırıyor. “Artık Filistin’in acziyetini değil, neler yapılması gerektiğini konuşma vaktidir,” diyerek tüm dünyayı, özellikle de Türkiye’yi, Filistin halkına destek olmaya ve aktif bir rol almaya davet ediyor. Bu, sadece politik bir mesele değil, aynı zamanda insanlık onuru meselesidir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu