google-site-verification=A87PosubcSTDO2a9r_X0e-JxuYINZDky1x0_DXmsMCc Geri Gönderme Merkezlerinde İnsani Kriz! - haberbil.net
Genel

Geri Gönderme Merkezlerinde İnsani Kriz!

Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Türkiye'nin geri gönderme merkezlerinde yaşanan insani krizlere dikkat çekiyor. İnsan hakları ihlalleri, insanlık dramı ve hukuk skandalları üzerine detaylı bir inceleme.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde bulunan geri gönderme merkezlerinde yaşanan insan hakları ihlalleri, son zamanlarda milletvekillerinin ve insan hakları savunucularının gündeminden düşmüyor. Bu konuda sesini yükselten Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, mecliste yaptığı konuşmalarla hem hükümetin dikkatini çekmeye çalışıyor hem de toplumsal farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Koçyiğit, geri gönderme merkezlerindeki koşulların ve yaşanan insanlık dramının altını çizerek, bu konuda somut adımlar atılmasını talep ediyor.

Geri Gönderme Merkezlerinde Yaşananlar

Gülüstan Kılıç Koçyiğit, geri gönderme merkezlerinde insanların, özellikle İran gibi yaşam tehdidi altındaki ülkelerden gelen sığınmacıların, insani olmayan koşullar altında tutulduğuna dikkat çekiyor. Merkezlerdeki yaşam koşulları, insanların temel haklarının ihlal edildiği, yeterli gıda ve sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığı yerler olarak tanımlanıyor. Koçyiğit, bu durumu, “İnsanlar bir başka ülkede, zor koşullarda yaşamaya çalışırken bir de bu geri gönderme merkezlerinde insani olmayan koşullarda tutuluyorlar ve insani olmayan işlemlere maruz kalıyorlar,” sözleriyle ifade ediyor.

İnsanlık Dramına Dönüşen Olaylar

Van Geri Gönderme Merkezi’nde yaşanan bir olay, tüm Türkiye’nin gündemine oturdu. İddialara göre, merkezde görevli personelin, İranlı bir kadına cinsel saldırıda bulunduğu ve bu olayın yargıya taşındığı belirtiliyor. Bu ve benzeri vakalar, geri gönderme merkezlerinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda ruhsal olarak da tahrip edici ortamlar oluşturduğunu gözler önüne seriyor. Koçyiğit bu konuda, “Bakın, elimizde bizzat geri gönderme merkezlerinden insanların yazdığı mektuplar var; beyaz odasından tutun aç kalmaya kadar,” diyerek yaşanan zorlukları belgelerle destekliyor.

Yasal ve İnsani Sorumluluklar

Milletvekili Koçyiğit, hükümete ve diğer milletvekillerine, geri gönderme merkezlerinde yaşanan bu sorunlara sessiz kalmama çağrısında bulunuyor. Önerge vererek, bu konunun araştırılması ve gerekli düzenlemelerin yapılması için mecliste bir komisyon kurulmasını talep ediyor. Koçyiğit, “Gelin, yoksa sorun yok, gideriz, araştırırız; komisyon kurulur, sizlerden de vekil arkadaşlar olur, bizlerden de olur, hep beraber yerinde inceleme yapılır ve hep beraber gideriz, sorun olmadığını görürüz ama eğer sorun varsa o zaman da o sorunları gidermek bu ülkenin Meclisinin görevidir, yasama faaliyeti yapan, halkın temsilcisi olan milletvekillerinin görevidir,” diyerek sorunların çözümü için meclis üyelerine büyük bir rol biçiyor.

Toplumsal ve Uluslararası Boyut

Bu olaylar, Türkiye’nin uluslararası alanda insan hakları konusundaki imajını da etkileyebilir. İnsan haklarına saygı, her devletin uluslararası yükümlülüklerinin bir parçasıdır ve bu tür ihlaller, ülkenin uluslararası itibarına zarar verebilir. Dolayısıyla, Koçyiğit’in bu konudaki ısrarı, sadece iç politik bir mesele olmanın ötesinde, Türkiye’nin dünya üzerindeki konumunu güçlendirecek adımların atılması gerektiğini vurguluyor.

Kars Milletvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit’in bu çabaları, geri gönderme merkezlerindeki insani krizlere dikkat çekmek ve bu konuda gereken yasal düzenlemelerin yapılmasını sağlamak amacı taşıyor. Türkiye’nin bu konudaki insan hakları sicilini temizlemesi ve gerçek anlamda bir hukuk devleti olarak ön plana çıkması için atılacak adımlar, hem mevcut hükümetin hem de tüm toplumun sorumluluğunda.

Konuya ilişkin yapılan açıklamalarda şu bilgilere yer verildi;

Sayın Hatip her zamanki gibi bir AKP klasiği, önergeye dair hani gerçekten bir araştırma, bir soruşturma… Burada bu kadar sorun var, insanların beyanı var, raporlara giren şeyler var. Avukatlarımız takiplerini yapıyor. Bizzat ben, kendim geri gönderme merkezlerinde özellikle de yaşam tehdidi olan yerlere gönderilmeye çalışılan insanların -İran başta olmak üzere- takibini yapmış bir Milletvekiliyim. Burada bir yasama faaliyeti yürütüyoruz. Ben isterim ki gerçekten, milletvekili arkadaşlar önergelerimize “Biz iktidarız ya, her şey güllük gülistanlık.” demesinler, birazcık içeriğine baksınlar.

Bakın, bu mesele herkesin meselesi. Sonuçta insanlar bir başka ülkede, zor koşullarda yaşıyor, hayata tutunmaya çalışıyor ama bir de bu yetmiyormuş gibi bu geri gönderme merkezlerinde insani olmayan koşullarda tutuluyorlar ve insani olmayan işlemlere maruz kalıyorlar. Ben bunlara en azından bu perspektifle bakılması gerektiğini düşünüyorum. Yoksa “Vallahi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi bunu yapıyor, bu güzel oluyor.” demekle bu işlerin içinden çıkılamaz.

Bakın, elimizde bizzat geri gönderme merkezlerinden insanların yazdığı mektuplar var; beyaz odasından tutun aç kalmaya kadar. Van Geri Gönderme Merkezindeki, Geri Gönderme Merkezi görevlilerinin İranlı kadına tecavüz ettiğini biliyorsunuz değil mi, bir davaya konu oldu? Onun için, “yok” demekle yok olmuyor; gerçekler var, hakikatler var. Biz diyoruz ki: Gelin, yoksa sorun yok, gideriz, araştırırız; komisyon kurulur, sizlerden de vekil arkadaşlar olur, bizlerden de olur, hep beraber yerinde inceleme yapılır ve hep beraber gideriz, sorun olmadığını görürüz ama eğer sorun varsa o zaman da o sorunları gidermek bu ülkenin Meclisinin görevidir, yasama faaliyeti yapan, halkın temsilcisi olan milletvekillerinin görevidir.

Kafamızı kuma gömemeyiz, gerçeklere sırtımızı dönemeyiz. Bu insanlar yaşama tutunmaya çalışıyorlar, bir çığlık var, bir insanlık dramı var, bir hukuk skandalı var; buna sessiz kalmayın lütfen.

Başa dön tuşu