Dünya

Kolombiya’nın solcu Başkanı Petro, hidrokarbon arama sözleşmelerini durdurdu ve Venezuela’dan doğal gaz ithal etmeyi planladı

Bu makale, Kolombiya’nın solcu Başkanı Petro’nun hidrokarbon arama sözleşmelerini durdurduğu ve Venezuela’dan doğal gaz ithal etmeyi planladığı haberini analiz ediyor. Makale, anlaşmanın önemini, zorluklarını ve risklerini ele alıyor.

Kolombiya’nın solcu Başkanı Gustavo Petro, 7 Ağustos 2023’te göreve geldikten sonra, yeni hidrokarbon arama sözleşmeleri yapmayı durdurma ve tartışmalı hidrolik kırma tekniğini yasaklama planını uygulamaya koydu. Bu politikaların Kolombiya’nın enerji güvenliğini yok etmesinden ve Anden ülkesinin hidrokarbona bağımlı ekonomisini sarsacak bir krize yol açmasından korkuluyor. Bu riskleri dengelemek amacıyla Petro, Kolombiya’nın komşusundan doğal gaz ithal etmek üzere Venezuela ile bir sözleşme imzaladı. Görünüşte bu, Kolombiya’daki doğalgaz kıtlığı riskini azaltmaya yönelik bir strateji gibi görünse de, tamamlanması neredeyse imkansız olacak.

Venezuela’nın doğal gaz potansiyeli ve sorunları

Gerçekten de Venezuela, toplam 203 trilyon metreküplük Latin Amerika’nın en büyük doğal gaz rezervlerine sahipken, şaşırtıcı bir şekilde hiçbir zaman fosil yakıtı ihraç etmedi. Onlarca yıldır süren ekonomik kötü yönetim, suistimal ve yolsuzluğun yanı sıra ABD’nin katı yaptırımları, Venezuela’nın ekonomik omurgası olan petrol endüstrisinin çökmesine neden oldu.

Bu sadece modern zamanların en kötü ekonomik çöküşünün savaş dışında meydana gelmesini tetiklemekle kalmadı, aynı zamanda ekonomik açıdan hayati önem taşıyan petrol üretiminin rekor seviyelere düşmesine de neden oldu. 2020 yılına gelindiğinde petrol üretimi, Hugo Chavez’in Şubat 1999’da iktidara gelmesinden ve sosyalist Bolivarcı devrimini başlatmasından önce, 1998’de yükselen rekor 3,1 milyon varilin altıda birinden daha az olan günde 500.000 varil gibi rekor bir düşük seviyeye geriledi.

O zamandan bu yana, Rusya, Çin ve özellikle İran’ın yardımıyla Karakas bazı önemli sanayi altyapısını yeniden inşa etti. Bu, PDVSA’nın petrol üretimini Ağustos 2023 için günde 730.000 varile çıkarmasına izin verdi, ancak bu hala Venezuela’nın 1998 üretiminin dörtte birinden az.

Venezuela’nın yukarı yönlü petrol altyapısının kademeli olarak yeniden inşası, doğal gaz üretimi için de önemlidir çünkü fosil yakıt, petrol çıkarma işleminin bir yan ürünüdür. Venezuela hiçbir zaman doğal gaz ihraç etmemiş olsa da üretim, bir önceki yıla göre %3 daha yüksek olan 2022 için günde ortalama 2,3 milyar fit küp olacak şekilde genişlemeye devam ediyor.

Caracas ve ulusal petrol şirketi PDVSA üzerinde Venezüella’daki kronik doğalgaz sıkıntısı nedeniyle doğal gaz üretimini artırma yönünde ciddi bir baskı var. PDVSA, esas olarak yemek pişirmek için kullanılan önemli bir ev yakıtı olan Venezuela’da tüketilen sıvılaştırılmış petrol gazının (LPG) yarısından azını üretiyor. Bu durum, nüfusun dörtte üçünün aşırı yoksulluk içinde yaşadığına inanılan bir ülkede özellikle gündelik Venezüellalıları çok etkiliyor.

2021 yılına gelindiğinde kıtlık o kadar ciddiydi ki Biden Beyaz Saray insani gerekçelerle Venezuela’ya LPG ihracatına izin verdi. Lisans bu yılın başlarında Temmuz 2024’e kadar uzatıldı, ancak PDVSA’nın tedarikçilere ödeme yapmak için petrol kullanmasını engellediği için lisansın kullanılmadığı söyleniyor.

Katı ABD yaptırımları PDVSA’nın ihracat yapmasını engelliyor, bu da şirketin üretimi artırmak için gereken kritik tesis bakımını gerçekleştirmek için yeterli sermayeyi üretemediği anlamına geliyor. İran’ın yardımı üretimi ancak bu kadar artırdı; bu, Tahran tarafından finanse edilen son altyapı yenilemeleri ve üretimdeki artışlardan sonra PDVSA’nın daha fazla yedek kapasitesi olmadığı anlamına geliyor.

Çeşitli sektör uzmanları, hayati önem taşıyan petrol altyapısını yeniden inşa etmek ve hidrokarbon üretimini canlandırmak için yaklaşık on yıl içinde 110 milyar ila 250 milyar dolar arasında yatırım alacağını tahmin ediyor. Sonuç olarak Venezuela hâlâ doğal gaz sıkıntısı çekiyor.

Kolombiya’nın doğal gaz talebi ve arzı

Kolombiya’nın doğal gaz talebi ise giderek artıyor. Ülke, 2022’de günde ortalama 1,2 milyar fit küp doğal gaz tüketti ve bu rakamın 2030’a kadar %30 artması bekleniyor. Kolombiya’nın doğal gaz rezervleri ise sadece 3,9 trilyon fit küp olarak tahmin ediliyor ve mevcut tüketim oranlarında sadece sekiz yıl yetecek. Bu nedenle Kolombiya, doğal gaz arzını güvence altına almak için yeni kaynaklar bulmak zorunda. Bu kaynaklar arasında hidrolik kırma ile elde edilebilecek kaya gazı, deniz altındaki doğal gaz sahaları ve komşu ülkelerden ithalat yer alıyor.

Ancak Başkan Petro’nun politikaları, bu kaynakların çoğunu erişilemez kılıyor. Petro, hidrolik kırma tekniğini çevresel nedenlerle yasakladığını açıkladı ve yeni hidrokarbon arama sözleşmeleri yapmayacağını duyurdu. Bu kararlar, Kolombiya’nın kaya gazı potansiyelini ortadan kaldırıyor ve petrol ve doğal gaz şirketlerinin ülkeye yatırım yapmasını caydırıyor.

Petro ayrıca deniz altındaki doğal gaz sahalarının geliştirilmesini de engelliyor. Petro, bu sahaların ihalesini iptal etti ve bunun yerine deniz enerjisi projelerine odaklanacağını söyledi. Ancak deniz enerjisi projeleri henüz ticari olarak kanıtlanmamış ve çok pahalı olduğu için Kolombiya’nın enerji ihtiyacını karşılamak için yeterli değil.

Bu durumda Kolombiya’nın tek seçeneği komşu ülkelerden doğal gaz ithal etmek gibi görünüyor. Ancak bu da kolay değil. Kolombiya’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi Peru, kendi iç talebini karşılamakta zorlanıyor ve ihracatını azaltmak zorunda kalabilir. Kolombiya’nın diğer komşusu Ekvador ise çok az doğal gaz üretiyor ve ihraç etmek için fazlasına sahip değil. Bu nedenle Kolombiya, Venezuela ile bir anlaşma yapmaya karar verdi.

Kolombiya-Venezuela anlaşması ve zorlukları

Kolombiya ve Venezuela arasındaki doğal gaz anlaşması, 2023 yılının sonunda başlaması ve 2028 yılına kadar devam etmesi planlanıyor. Anlaşmaya göre Venezuela, Kolombiya’ya günde 200 milyon fit küp doğal gaz sağlayacak.

Bu miktar, Kolombiya’nın günlük doğal gaz tüketiminin yaklaşık %17’sine denk geliyor. Anlaşmanın değeri ise yıllık yaklaşık 200 milyon dolar olarak tahmin ediliyor.

Anlaşmanın imzalanması, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin iyileştirilmesi açısından önemli bir adım olarak görülüyor. Kolombiya ve Venezuela, son yıllarda siyasi ve ideolojik farklılıklar nedeniyle çatışma halindeydi.

Kolombiya, Venezuela’daki muhalefeti destekliyor ve ABD’nin yaptırımlarına katılıyordu. Venezuela ise Kolombiya’yı darbe girişimlerine karışmakla suçluyor ve sınır bölgelerindeki silahlı gruplara destek veriyordu. Bu gerilimler, iki ülke arasındaki ticareti ve işbirliğini olumsuz etkiledi.

Ancak doğal gaz anlaşması, iki ülkenin ortak çıkarlarını gözeterek yakınlaşmalarını sağladı. Kolombiya, enerji güvenliğini artırmak ve doğal gaz fiyatlarını düşürmek için yeni bir tedarik kaynağına ihtiyaç duyuyordu. Venezuela ise ekonomik krizden kurtulmak ve ABD’nin izolasyonunu kırmak için yeni bir gelir kaynağına ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle iki ülke, doğal gaz anlaşmasını imzalamak için siyasi engelleri aştı.

Ancak anlaşmanın uygulanması, birçok zorlukla karşı karşıya. Bunların başında Venezuela’nın doğal gaz altyapısının yetersizliği geliyor. Venezuela, doğal gaz ihracatı için gerekli olan boru hatlarına, sıvılaştırma tesislerine ve depolama tesislerine sahip değil. Bu nedenle Venezuela, Kolombiya’ya doğal gaz sağlamak için ciddi bir yatırım yapmak zorunda.

Ancak Venezuela’nın bu yatırımı yapacak finansal kaynağı yok. ABD’nin yaptırımları nedeniyle Venezuela’nın uluslararası kredi piyasalarına erişimi kısıtlı. Ayrıca Venezuela’nın petrol gelirleri de düşük seviyelerde seyrediyor. Bu durumda Venezuela’nın Rusya, Çin veya İran gibi müttefiklerinden yardım alması gerekebilir.

Bir diğer zorluk ise Kolombiya’nın doğal gaz talebinin artması ve Venezuela’nın doğal gaz arzının azalması arasındaki uyumsuzluk. Anlaşma, beş yıl boyunca sabit bir miktar olan günde 200 milyon fit küp doğal gaz sağlamayı öngörüyor.

Ancak bu miktar, Kolombiya’nın artan enerji ihtiyacını karşılamak için yeterli olmayabilir. Öte yandan Venezuela’nın petrol üretimi düştükçe, doğal gaz üretimi de azalabilir. Bu da Venezuela’nın Kolombiya’ya söz verdiği miktarı sağlamakta zorlanabileceği anlamına geliyor.

Son olarak, anlaşmanın siyasi istikrarsızlıktan etkilenme riski de var. Hem Kolombiya hem de Venezuela’da önümüzdeki yıllarda seçimler yapılacak ve iktidar değişebilir. Bu durumda yeni hükümetler, anlaşmayı gözden geçirebilir veya iptal edebilir. Ayrıca iki ülke arasındaki diplomatik ilişkiler de her an bozulabilir. Bu da anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabilir.

Sonuç

Kolombiya ve Venezuela arasındaki doğal gaz anlaşması, iki ülkenin enerji sorunlarına çözüm bulmak ve ilişkilerini iyileştirmek için önemli bir fırsat sunuyor. Ancak anlaşmanın başarılı olması için birçok engeli aşmak gerekiyor. Venezuela’nın doğal gaz altyapısını geliştirmek, Kolombiya’nın doğal gaz talebini karşılamak ve iki ülke arasındaki siyasi istikrarı sağlamak için ciddi bir çaba ve işbirliği gerekiyor. Aksi takdirde anlaşma, kağıt üzerinde kalan bir hayal olarak kalabilir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu