google-site-verification=A87PosubcSTDO2a9r_X0e-JxuYINZDky1x0_DXmsMCc Tayyip Erdoğan'la Meral Akşener'in sürpriz olarak yaptığı görüşmenin bütün perde arkası - haberbil.net
Bilal Demir

Tayyip Erdoğan’la Meral Akşener’in sürpriz olarak yaptığı görüşmenin bütün perde arkası

Tayyip Erdoğan’la Meral Akşener’in sürpriz olarak yaptığı görüşmenin bütün perde arkasını ayrıntılarıyla açıklayacağım. Ancak önce bir hatırlatma: Takipçilerimin malumudur ve arşivimiz ortada, Meral Akşener’in saraya, Tayyip Erdoğan’a mecbur kalıp teslim olduğunu ve onun adına çalıştığını tam 3 yıl ara vermeksizin haykırdım.

Bu sebeple İyi Parti kamuoyu bir ara beni hedefe bile oturttu. Oysa Akşener’e Milliyetçi Hareket Partisi’nde Devlet Bahçeli’ye karşı çıktığı süreçte omuz vermiştim. Dahası, İyi Parti’yi kurduğunda hakkında Asena isimli kitabı yazarak destek olmuştum. Amacım Tayyip Erdoğan’ın iktidardan süpürülmesi için merkez sağ kulvarda bir partinin kurulabilmesi, var olabilmesiydi. Meral Akşener’e destek adına yazdığım Asena isimli kitabın imza gününde İstanbul Kitap Fuarı’nda Ülkü Ocaklılar saldırısına uğradığımda kanıtlı ki konu yargıya da intikal etti. Keza Ülkü Ocakları saldırıyı üstlendi ve söz konusu görüntüler hâlâ sosyal medyada.

Peki İyi Parti’ye Tayyip Erdoğan’dan kurtulma adına böyle bir desteği açıktan veren biri olarak sonradan neden frene bastım, derseniz; Akşener, Tayyip Erdoğan’a teslim oldu da ondan. Bu durumu videolarımda onlarca kere söyledim. Akşener radara yakalandı, ceza ödememek için Tayyip Erdoğan ne derse onu yapmak zorunda dediğim, bizi izleyenler tarafından hatırlanacaktır. Meral Hanım’ın bu teslimiyeti bağlamında ilk kuşkum, Tayyip Erdoğan’a sert muhalefet yapmamasından kaynaklandı. Hazine yardımı alan İyi Parti’nin parasıyla özel uçaklar kiralayıp güya Türkiye’yi turlayan, Türkiye’yi dolaşan Akşener’in yaptığı sadece estaf duruydu ve amacı bu şekilde ülkeyi geziyor havasıyla sözde muhalefet yapıyor görünmekti. Oysa Meral Hanım hiçbir zaman Tayyip Erdoğan’la ailesini vuracak tek bir söz etmediği gibi yıllar yılı dosyalı bir muhalefet de yapmadı.

2018 seçimleri sonrası tam 4 yıl seçimlere kadar Anadolu’da tek bir miting bile düzenlemedi. Bu örtülü teslimiyeti araştırırken, devletten çok önemli bir isimden şunu dinledim ki bunu burada defalarca aktardım: Meral Hanım saraya rehin düştü, özel hayatı ve FETÖ’cülerle yaptığı birkaç görüşme kayda alındı, hakkında açılan FETÖ soruşturmasının tam 7 yıl bekletilmesi ve seçimden hemen sonra kapatılması bu iddianın belgesidir. Aynı şekilde Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi tam iki sene Kemal Kılıçdaroğlu aday olmasın dememesi de bundandı. Hep söyledik, Akşener istemeseydi Kılıçdaroğlu’nun adaylığını baştan engellerdi. Meral Hanım tam tersine Ekrem İmamoğlu’yla Mansur Yavaş’ın adaylığına karşı çıktı. Zira sarayın, Tayyip Erdoğan’ın isteği ve talimatı o yöndeydi. Son anda masa kalkması ise yine Kılıçdaroğlu kazara seçilmesin diye yapılan taktik bir hamleydi. Öyle olmazsa ertesi gün niye masaya dönsün?

Özetle Tayyip Erdoğan’ı yeniden Cumhurbaşkanı seçtiren Meral Akşener. Peşi sıra mahalli seçimlerde İyi Parti’nin 82 ilde aday çıkarması yine bundan. Saray, Ekrem İmamoğlu’yla Cumhuriyet Halk Partisi’ni kaybettirmek için Meral Akşener’den tek başına seçime girmesini istedi. Öyle olmasa, Akşener milyarda bir şansının bile olmadığı İstanbul ve Ankara’da neden aday çıkarsın? Ayrıca hatırlayın, bu Akşener Ekrem İmamoğlu’nu Fatih Sultan Mehmet ilan eden ve Mansur Yavaş’ın İyi Parti’nin mitinglerinde konuşması için yalvaran isimdi. Hülasa, her şey ortada. Meral Hanım, Tayyip Erdoğan’ın muhalefetin içindeki işbirlikçisi ve Truva atıydı.

Değerli takipçilerim, maalesef Türk siyaseti epeydir tehdit, şantaj ve çıkar ilişkileriyle şekillendiriliyor. 2007 seçimlerini hatırlayın; Mehmet Ağar’la Erkan Mumcu korkutularak ve vaatler sunularak birbirinden koparıldılar ve AKP bu şekilde kazanamayacağı seçimi kazanarak tek başına iktidar oldu. Aynı Erkan Mumcu, bir süre önce yeni parti kurmasın diye yine saraya çağırıldı ve ikaz edildi ki Mumcu, bu ülke siyasetinde iş yapabilecek donanımda biri. Keza Süleyman Soylu ve Numan Kurtulmuş transferleriyle Devlet Bahçeli’nin etkisiz hale getirilmesi olayı da ortada.

Evet, Türkiye’de siyaset tam 15 yıldır Tayyip Erdoğan’ın yaptığı mühendisliklerle biçimleniyor. Bu arada, 40 yıllık gazetecilik geçmişimden gözlemimi aktarayım: Kenan Evren’den Turgut Özal’a, Süleyman Demirel’den Bülent Ecevit’e, Alparslan Türkeş’ten Necmettin Erbakan’a, Erdal İnönü’den Deniz Baykal’a, Tansu Çiller’den Mesut Yılmaz’a, Tayyip Erdoğan’dan Abdullah Gül’e, Kemal Kılıçdaroğlu’dan Devlet Bahçeli’ye, istisnasız bütün isimleri televizyon programlarıma çıkardım, defalarca röportajlar yaptım, yemekli sohbetlerde bulundum. Tanıklıklarımın özetine derseniz; emin olun, bu isimlerin bazıları boş teneke yani sadece zarf, bazıları ise hakikaten mazrufu olan liderlerdi. Mesela Kenan Evren zerre entelektüel derinliği olmayan klasik bir askerdi. Demirel, Özal, Ecevit, Türkeş ve Erbakan pişmiş, olgunlaşmış gerçekten siyasi önderlerdi. Tayyip Erdoğan, birikimi olmasa da karakteri itibarıyla hakikaten lider ve önderdi.

Geriye kalan Erdal İnönü’den Tansu Çiller’e, Mesut Yılmaz’dan Devlet Bahçeli’ye, Abdullah Gül’den Meral Akşener’e, Deniz Baykal’dan Kemal Kılıçdaroğlu’na tamamı, şuyu vukuundan beter olan basit ve sıradan isimlerdi. Maalesef Türkiye’de siyasi liderleri konjonktür belirliyor. Bu itibarla ekranda gördüğünüz Meral Akşener’i, Devlet Bahçelileri, Kılıçdaroğlu’nu, Özgür Özelleri önemsemeyin. Zira pek çoğu günlük gazete bile okumayan basit, sıradan, bayağı isimler ve enerjileriyle, mücadeleleriyle ya da birikimleriyle değil, şanslarıyla genel başkan oldular. Öyle olmasa, mesela Meral Akşener lider, önder olsa bugün böyle bir duruma düşer miydi?

Bilinen anekdot, Nazım Hikmet Paris’te buluştuğu Abidin Dino’ya “Abidin, bana mutluluğun resmini çizebilir misin?” demişti ya, Meral Akşener de saraya gidip Tayyip Erdoğan’la poz vermesiyle adeta utanmazlığın resmini verdi. Yapılan görüşme elbette nezaket ziyareti falan değil, çünkü 1 saat 45 dakika sürdü. Ayrıca görüşmeyi sanki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı buluşmasıymışçasına Cumhurbaşkanlığı İletişim Dairesi Başkanlığı tarafından önceden duyuruldu ki siyasetin dışında olan biri için böyle bir şey ilk defa oluyor. Mesela Tayyip Erdoğan birkaç gün önce de Abdullah Gül’le buluşmasına rağmen değil önceden duyurulmak, sonrasında bile açıklama yapılmadı. Şu halde bu görüşme siyasi bir amaca, siyasi bir hedefe, siyasi bir projeye endekslidir. Bundan böyle yüzde ulaşamayacağını gören Erdoğan, yeni anayasa dahil pek çok yola başvuracaktır ki altını çiziyorum, parlamenter sisteme geçelim bile diyebilir.

Meral Akşener’den nasıl yararlanabilir derseniz, İyi Parti bağlamında kullanmak isteyebilir. Anayasa değişikliği sürecinde Erdoğan’ın DEVA, Gelecek, Saadet ve İyi Parti’den AKP’ye transferleri başlatacağı Ankara’da dillerde. Yine kulis fısıltılarına göre Meral Hanım’a Cumhurbaşkanlığı Yardımcılığı ve bakanlıktan büyükelçiliğe kadar pek çok teklifin olabileceği iddiaları da var. Özetle Akşener saraya davet edilerek, yaptığı hizmetlere teşekkür edildi ve gelecekte nasıl yararlanılacağı, onunla neler yapılabileceği masaya kondu, konuşuldu. Aslında bu durum sürpriz değil. Zira Meral Hanım’ın Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası Tayyip Erdoğan’ın kazanmasıyla İyi Partili onlarca İYİG üyesi önünde “Devlete karşı görev yaptım” dediği kanıtlıdır.

Ez cümle, tablo yıllardır söylediğimizin gerçekleşmesidir. Ancak şunu söyleyeyim, Meral Akşener’in artık siyasette beş paralık bile bir itibarı yoktur ve Tayyip Erdoğan’a bir faydası olmaz. Bu arada Akşener, Saray ile ilişkisini bu şekilde kanıtladıktan sonra İyi Parti Genel Başkanı Musavat Dervişoğlu da artık yüzüne bakamaz, bakmamalı. Bakarsa, Meral Hanım’ın soytarısı olduğu suçlamalarına muhatap olacaktır. Anlayamadığım husus, bizim yıllar öncesinden bu gördüklerimizin İyi Partililer tarafından nasıl ve neden görülmediği ve okunmadığıdır. İşte bundan ötürü Türkiye’de siyaset ayağa düştü ve saygı görmüyor.

10 küsur sene önce Devlet Bahçeli için görevli dedik, bize hücum ettiler. Peşi sıra sürekli olarak Meral Akşener için radara takıldı diye uyardık, aynı tavır. Derken 69 ayrı video ile Kemal Kılıçdaroğlu aday olursa Tayyip Erdoğan kesin kazanır diyerek de uyardık fakat duyan olmadı. Sonuç ortada, satın alınan CHP medyası Kılıçdaroğlu aday olmamalı diyenleri beşli çetenin adamı ilan etti. Gerçekte beşli çeteye hizmet eden onlardı. Zira Kılıçdaroğlu’nu dayatarak Tayyip Erdoğan’ın seçilmesinin önünü açtılar.

Bu vesileyle şu uyarıyı yapayım; Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu hâlâ rüya âleminde ve hiçbir okumaları, hiçbir öngörüleri yok. Tayyip Erdoğan’ın kurduğu yeni oyun, Türkiye’yi HDP’den parti, PKK destekli iktidara teslim etmemeye dayanıyor. Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ise tam tersine o güruh ile adeta kader birliği yapıyor. Oysa HDP’den parti’nin içinde olduğu bir iktidar seçeneğine mevcut devlet bürokrasisi ve hiyerarşisi, konjonktür gereği asla izin vermeyecektir.

Tayyip Erdoğan epeydir bu durumdan besleniyor ve bu olguyu güçlendiriyor. Özgür ve Ekrem Beyler bunu görmüyor ve siyasi stratejilerini yüzde 18’lik HDP üzerinden şekillendiriyor. Yıllar boyu Kemal Kılıçdaroğlu’nu uyardığım gibi bugün de bu iki ismi uyarıyorum: Kravatlı PKK’lılarla el ele verirseniz, Türkiye’de size iktidar verilmez. Çünkü bunun sonrasının iç kargaşa, iç savaş ve de bölünme olacağı ortadadır. Hadisenin Tayyip Erdoğan boyutuna gelirsek, görüyorsunuz Erdoğan’ın derdi ve gündemi, açlık sınırı altında maaş alan emeklilerle, asgari ücretliler, dış sorunlular şunlar bunlar değil, ölene kadar koltukta kalabilmek için siyasi filmler çevirmektir. Öyle olmazsa milletin yere serdiği siyasetçi Meral Akşener ile sarayda neden bir saat 45 dakika görüşsün ve bunu çok önemli buluşma diyerek iletişim dairesi tarafından önceden ilan ettirsin?

Bu ilan bile Akşener üzerinden yeni planlar yapıldığını resmediyor. Noktalamadan bir hatırlatma; arada geçen 8 gün içinde kanıtlandı, meğer Devlet Bahçeli’nin Türk milleti yerine Türkiye milleti demesi dil sürçmesi değilmiş, Tayyip Erdoğan’ı memnun etmek içinmiş. Öyle olmasa, o ifade bunca zaman geçti, düzeltilirdi. Bunu bile yapan Devlet Bahçeli ise artık yüzde 10000 kanıtlandı, her şeyi yapar.

Başa dön tuşu