google-site-verification=A87PosubcSTDO2a9r_X0e-JxuYINZDky1x0_DXmsMCc Türkiye Neden Göçmen Cenneti Oldu? Meral Akşener Neden Kılıçdaroğlu'nu Hedef Aldı? - haberbil.net
Gündem

Türkiye Neden Göçmen Cenneti Oldu? Meral Akşener Neden Kılıçdaroğlu’nu Hedef Aldı?

Türkiye’nin göçmen politikalarının nedenleri ve sonuçları, Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirileri ve CHP’nin anket sonuçları hakkında analiz ve yorumlar.

Türkiye, son yıllarda Orta Doğu’da yaşanan savaş, çatışma ve istikrarsızlık nedeniyle milyonlarca göçmene ev sahipliği yapmaya başladı. Bu durum hem Türkiye’nin iç siyasetini hem de dış politikasını etkiliyor. Peki, Türkiye neden göçmen cenneti oldu? Erdoğan bu politikanın arkasında neyi amaçlıyor? Meral Akşener neden Kılıçdaroğlu’nu hedef alıyor? CHP’nin anket sonuçları neyi gösteriyor? Bu soruların yanıtlarını sizler için araştırdık.

Türkiye Neden Göçmen Cenneti Oldu?

Türkiye, 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşıyla birlikte komşusundan gelen yaklaşık 4 milyon Suriyeli göçmeni kabul etti. Bu sayı, Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık %5’ine denk geliyor. Türkiye, Suriyelilere geçici koruma statüsü vererek onlara sağlık, eğitim, sosyal yardım ve çalışma hakkı tanıdı. Ancak bu durum, hem Türk toplumunda hem de Avrupa Birliği’nde (AB) tepkilere neden oldu.

Türk toplumu, Suriyelilerin ekonomik, sosyal ve kültürel sorunlara yol açtığını, işgücü piyasasında rekabet oluşturduğunu, güvenlik riski taşıdığını ve Türk kimliğini tehdit ettiğini düşünüyor. Bu nedenle, Suriyelilerin geri gönderilmesini veya entegrasyonlarının sağlanmasını istiyor. AB ise, Türkiye’nin Suriyelileri mülteci olarak kabul etmediğini, uluslararası hukuka uygun davranmadığını ve göçmenleri siyasi bir koz olarak kullandığını iddia ediyor.

Türkiye ise, Suriyelilere insani bir yaklaşım sergilediğini, uluslararası toplumun yük paylaşımına katkıda bulunmadığını ve AB’nin 2016 yılında imzalanan göçmen mutabakatına uymadığını savunuyor. Türkiye ayrıca, Suriye’de siyasi bir çözüm bulunması için çaba harcadığını ve güvenli bölgeler oluşturarak Suriyelilerin geri dönüşünü kolaylaştırmayı hedeflediğini belirtiyor.

Ancak Türkiye’nin göçmen politikası sadece Suriyelilerle sınırlı değil. Son zamanlarda Afganistan’dan gelen göçmen sayısı da arttı. Afganistan’da ABD’nin çekilmesinin ardından Taliban’ın iktidarı ele geçirmesiyle birlikte binlerce Afgan, ülkelerinden kaçarak Türkiye’ye sığınmaya çalıştı. Bu durum hem Türkiye’nin hem de AB’nin endişesini artırdı.

Afgan göçmenlerin büyük bir kısmı, ABD ve NATO ile çalışmış ve onların Afganistan’dan apar topar çekilmesiyle ortada bırakılmış kişiler. Bu nedenle, ABD Başkanı Joe Biden, Erdoğan ile yaptığı görüşmede, Türkiye’nin Afgan göçmenlere sahip çıkmasını istedi. Erdoğan ise, bu talebi kabul etti ve Türkiye’nin kapılarını Afganlara açtı.

Peki, Erdoğan neden böyle bir karar aldı? Bunun arkasında ne gibi bir plan var? Bu sorunun yanıtını bulmak için Erdoğan’ın dış politikasını incelemek gerekiyor.

Erdoğan’ın Dış Politikası

Erdoğan, son yıllarda Türkiye’nin dış politikasında önemli değişiklikler yaptı. Türkiye, geleneksel olarak müttefiki olan Batılı ülkelerden uzaklaştı ve bölgesel bir güç olma iddiasını güçlendirdi. Türkiye, Suriye, Libya, Irak, Katar, Somali, Azerbaycan ve Karadeniz’de askeri ve siyasi olarak aktif bir rol oynadı. Türkiye ayrıca, Rusya, Çin ve İran gibi ülkelerle ilişkilerini geliştirdi.

Erdoğan’ın bu politikasının arkasında hem iç hem de dış faktörler var. İç faktörler arasında, Erdoğan’ın otoriterleşen rejimini meşrulaştırmak için milliyetçi ve dindar kesimleri konsolide etmek, ekonomik krizi örtbas etmek ve muhalefeti baskılamak sayılabilir. Dış faktörler arasında ise, Türkiye’nin AB ile müzakerelerinin durması, ABD’nin Türkiye’yi yaptırım tehdidiyle karşı karşıya bırakması, NATO’nun Türkiye’yi yalnızlaştırması ve bölgesel sorunlara duyarsız kalması sayılabilir.

Erdoğan’ın dış politikası, hem Türkiye’ye hem de Erdoğan’a bazı avantajlar sağladı. Türkiye, bölgesel sorunlara müdahil olarak çözüm üretmeye çalıştı ve uluslararası alanda söz sahibi oldu. Erdoğan ise, hem içeride hem de dışarıda popülaritesini artırdı ve liderlik vasfını sergiledi.

Ancak bu politikanın ciddi bedelleri de oldu. Türkiye, Batılı ülkelerle ilişkilerini bozdu ve izolasyona maruz kaldı. Türkiye ayrıca, bölgesel sorunlarda çözüm yerine çatışma üretti ve düşmanlarını artırdı. Türkiye’nin ekonomisi de bu politikanın yükünü kaldıramadı ve döviz kuru, enflasyon ve işsizlik gibi sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Bu noktada, göçmen politikası devreye giriyor. Erdoğan, göçmenleri hem iç hem de dış politikada bir koz olarak kullanmaya başladı. Erdoğan, göçmenleri hem rejimini meşrulaştırmak için bir tehdit unsuru olarak gösterdi hem de AB ile pazarlık yapmak için bir baskı aracı olarak kullandı.

Erdoğan, 2016 yılında AB ile imzalanan göçmen mutabakatında AB’den 6 milyar euro yardım almayı ve vize serbestisi sağlamayı başardı. Ancak AB’nin bu anlaşmaya uymadığını iddia ederek zaman zaman sınırları açma tehdidinde bulundu. Erdoğan ayrıca, AB’nin Türkiye’ye yönelik eleştirilerine karşı göçmen kartını oynayarak tepki gösterdi

Başa dön tuşu