Gündem

Türkiye’de Eğitim ve İstihdam Çıkmazı: Yüksek Eğitim, Düşük Ücret

Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar'ın ele aldığı eğitim ve istihdamdaki dengesizlikler, Türkiye'deki gençlerin eğitimli ama işsiz, mutsuz kalmasına neden oluyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe ücretlerin ve iş bulma oranlarının düşmesi, ulusal politikaların başarısızlığını gözler önüne seriyor.

Türkiye’de gençlerin eğitim ve iş hayatındaki paradoksu, yıllardır süregelen bir sorun olarak karşımızda duruyor. Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, eğitim politikalarının sık sık değiştiğini ve bu durumun eğitimli fakat işsiz, hatta mutsuz gençlerin sayısını artırdığını belirtiyor. Bu makalede, Avşar’ın vurguladığı bu çarpıcı durumu daha yakından inceliyoruz.

Eğitimde Kalite Artıyor, İstihdam Azalıyor

Türkiye’de eğitim seviyesi arttıkça, gençlerin aldıkları ücretlerde ve iş bulma oranlarında gözle görülür bir düşüş yaşanıyor. Üniversite mezunları arasında iş bulma sıkıntısı, giderek artan bir trend haline gelmiş durumda. Özellikle beyaz yaka olarak adlandırılan öğretmen, mühendis, muhasebeci ve kamu personeli gibi meslek gruplarında bu durum daha belirgin. Bu gençler, 30’lu yaşlarında 30-40 bin TL maaş aralığı ile geçinmeye çalışırken, lise mezunu mavi yakalılar; marangoz, kaynakçı, elektrikçi gibi alanlarda çalışanlar 20’li yaşlarında 70-80 bin TL gibi daha yüksek ücretler kazanabiliyor.

Eğitim ve İstihdam Arasındaki Makas

Bu ücret ve istihdam dengesizliği, ülkenin eğitim politikalarının yansıması olarak görülebilir. Eğitimde kalitenin artması, maalesef beklenenin aksine iş piyasasında ücretlerin düşmesine ve iş bulma olanaklarının azalmasına yol açıyor. Bu durum, yalnızca Türkiye’ye özgü bir paradoks olarak kabul ediliyor ve “faiz sebep, enflasyon sonuç” teorisi gibi çarpıcı bir benzetmeyle ifade ediliyor.

Eğitim Politikalarının Değişen Yüzü

Türkiye’deki eğitim politikaları, sık sık değişikliklere uğramasıyla biliniyor. Bu durum, eğitim sisteminin istikrarını ve gençlerin kariyer planlamalarını olumsuz etkiliyor. Eğitim sisteminin sürekli olarak değişmesi, öğrencilerin ve öğretmenlerin adaptasyon sürecini zorlaştırıyor ve eğitim kalitesinin bütünlüğünü tehlikeye atıyor.

Gençlerin Beklentileri ve Gerçekler

Gençler, yüksek öğrenim görmek için büyük umutlar ve beklentilerle üniversitelere adım atıyorlar. Ancak mezun olduklarında karşılaştıkları gerçek, beklentileriyle örtüşmüyor. İş bulma umutları, düşük ücretler ve yüksek işsizlik oranları ile gölgeleniyor.

Avşar Konuya İlişkin Şu İfadeleri Kullandı;

Yazboz tahtasına dönen eğitim politikaları eğitimli ama işsiz, eğitimli ama mutsuz gençlerimizin sayısını her bir geçen gün artırıyor. Bugün gençlerin eğitim düzeyi arttıkça aldıkları ücretlerde, iş bulma oranlarında aksi yönde azalma var. Bu ikilem “faiz sebep, enflasyon sonuç” teorisi gibi sadece ülkemizde görülen, bize has bir durum. Lise mezunu mavi yakalı bir marangoz, kaynakçı, elektrikçi, kaportacı 20’li yaşlarda 70-80 bin lira kazanırken üniversite mezunu beyaz yakalı bir öğretmen, mühendis, muhasebeci, kamu personeli 30’lu yaşlarında ancak 30-40 bin TL arası maaş alıp aile kurmaya çalışmaktadır. Bu durum bile bize iktidarın eğitim politikalarının sonuçlarının ne denli başarısız olduğunu ve gençlerimizin kaderleriyle nasıl oynandığını anlatmaya yeter diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu