google-site-verification=A87PosubcSTDO2a9r_X0e-JxuYINZDky1x0_DXmsMCc Yeme-İçme Sektöründe Kar Marjları Göz Kamaştırıyor - haberbil.net
Ekonomi

Yeme-İçme Sektöründe Kar Marjları Göz Kamaştırıyor

Türkiye’de kafe ve restoranlarda gözlenen fahiş fiyat artışları, yüksek kar marjları ile dikkat çekiyor. Özellikle kahve ve pilav satışlarında elde edilen astronomik karlar, enflasyonist baskıların başlıca sebepleri arasında yer alıyor.

Türkiye’deki yeme-içme sektörü, son dönemlerde fahiş fiyatlandırmalarıyla ön plana çıkıyor. Özellikle basit bir kahveden elde edilen yüksek karlar, dikkatleri üzerine çekmekte. İşte bir kahve dükkanından edindiğimiz detaylara göre, maliyet ve satış fiyatı arasındaki devasa fark, bu problemin canlı bir örneği.

Bir kahve dükkanının aylık kirası 80 bin TL olarak belirlenmişken, çalışanların maaşları ve diğer sabit giderlerle birlikte toplam masraf 280 bin TL’yi buluyor. Ancak, dükkan günde ortalama 300 bardak kahve satarak, günlük 30 bin TL ciro yapma başarısını gösteriyor. Bu da aylık yaklaşık 870 bin TL ciro demek. Giderler düşüldüğünde, elde edilen net kar, ayda 590 bin TL’ye ulaşarak “kemiksiz” bir kazanç sağlıyor. Sadece kahve satışlarından elde edilen bu gelir, yüksek kira ve işletme maliyetlerine rağmen dikkate değer.

Pilav Satışlarındaki Kar Oranları

Yemek sektörünün başka bir dalı olan pilav satışları da benzer bir kar marjı gösteriyor. Orta halli bir lokantada günde en az bir tencere pilav satılırken, bir porsiyonun maliyeti 950 TL iken satış fiyatı 60 TL olarak belirlenmiş. Bu durumda, günlük 14.400 TL ciro elde edilirken, sadece pilavdan günlük 13.450 TL kar yapılmakta. Bu oran, %1400 gibi astronomik bir kar marjına işaret etmekte.

Diğer Yemekler ve İçeceklerde Fiyat Analizi

Sektördeki diğer ürünlerde de benzer kar marjları söz konusu:

  • Dönerlik etin porsiyon maliyeti 30 TL iken, satış fiyatı 400 TL.
  • Sucuklu tostun maliyeti 5 TL, satış fiyatı ise 80 TL.
  • Bir tas çorbanın maliyeti 1.5 TL, satış fiyatı 50 TL.
  • Taze fasulye yemeğinin maliyeti 8 TL, satış fiyatı 180 TL.
  • Bir şişe maden suyunun maliyeti 4 TL, satış fiyatı ise 30 TL.

Bu ürünlerdeki fahiş fiyat artışları, vatandaşın alım gücünü zorlarken, restoranlar yüksek karlar elde etmeye devam ediyor.

Çözüm Önerileri ve Toplumsal Tepkiler

Türkiye’de artan “satıcı enflasyonu” ile mücadele etmek adına, hükümet ve tüketici grupları, fiyat kontrolü ve adil ticaret uygulamalarını geliştirme yönünde adımlar atmaya başlamıştır. Yeme-içme sektöründeki bu fahiş fiyat sorunu, enflasyonun ana sebeplerinden biri olarak görülmekte. Bu hafta sonu yapılacak lokanta, kahve ve online sipariş boykotları, bu soruna dikkat çekmek ve çözüm bulmak amacıyla düzenleniyor.

Türkiye’nin yeme-içme sektöründe yaşanan bu fahiş fiyatlandırma problemleri, ekonomik dengeleri sarsarken, tüketici haklarına yönelik farkındalık yaratmayı amaçlayan çeşitli sosyal hareketlerin de ivme kazanmasına neden oluyor. Fiyat politikalarındaki bu denli büyük uçurumlar, hem sektördeki sürdürülebilirliği hem de ekonomik adaleti tehdit ediyor.

Başa dön tuşu